Kırgın Hicret

Bir meşenin yaprağıyla
Yelken açmak gökten inen gibi
Ve soluğuyla göğün
Yükselmek bulutlara

Ben topraktan yağmur biçer gibiyim
Yağmura renk eker gibiyim
Göğe kementleyemediğim elvanı
Toprağa mecbur eder gibiyim
Adı lale adı sümbül sandığım
Her dirilişinde yanılgımı andığım

Ben ömrüme güneş derer gibiyim
Suyu tutmaya çalışır
Derdi yutmaya alışır gibi
Anlayamadığım
Kanımda saklı

Olmasaydı ateşin ötesinde
Sönmüş bir gülşen
Ateşte yanamaz mıydım mütemadiyen
Ateşte yanmayan kanımda saklı
Bir bulutlu bahçede külleri gördüm
Burada yanmak yasaklı
Yanıp sönmeyi toprağa gömdüm

Kanımdan damla damla düşüyor toprağa
Güller kanımdan içiyor
Ve topraktan yağmuru devşiriyor gökyüzü
Tarumar oluyor büsbütün
Kızıl ufuk kızıl güneş kızıl toprak
Kızıl ağaçtan son umudu yiterek düşen yaprak
Ve kızıl sorgusuzca göğe boyanan ırmak
Koptukça kanımdan bu hasret
Sadrım yanarak

Göğsümün içinde sönmez miydi ateş
Ateşin içinde gülşen olmasaydı
Çok görmezdim vedasını kim bilir
Nihayetinde çiçeklerim solmasaydı

Yağıyor üstüme bir kırgın hicret
Kanım gidiyor yüreğim gidiyor ben gidiyorum

Yorum yapın